Yapay zekâ öğrendiğini neden unutur?
Bir sinir ağına yeni bir şey öğretmek, eskisini silmesine yol açıyor. Bu çalışma, unutmanın yalnızca algoritmaya değil, görevlerin hangi sırayla gösterildiğine de bağlı olduğunu gösteriyor.
Bir sinir ağına yeni bir şey öğretmek, eskisini silmesine yol açıyor. Bu çalışma, unutmanın yalnızca algoritmaya değil, görevlerin hangi sırayla gösterildiğine de bağlı olduğunu gösteriyor.
Ortalamaya bakan denklem, katalizörlerin seyrek olduğu bir ortamda nüfusun söneceğini söylüyor. Tek tek etmenlerle kurulan simülasyon ise tersini gösteriyor: nüfus, katalizörlerin peşinden giden adacıklarda hayatta kalıyor.
Geometri, astronomi ve Yeni Platonculuğun buluştuğu İskenderiye'de, çağının ezberlerine teslim olmayı reddeden bir zihin: Hypatia. Bıraktığı iz, düşünmenin bir ayrıcalık değil bir borç olduğunu hatırlatıyor.
Editörlerimizin son 48 saatte yayına aldığı, hakemli kaynaklara dayanan içerikler.
Freud, ruhsal yaşamın büyük kısmının bilincin altında geçtiğini söylüyordu. Deneysel psikoloji ve sinirbilim bugün bunu ölçüyor — kısmen doğrulayarak, kısmen düzelterek.
Bowlby’nin kuramı, çocuğun güvenli bir duygusal zemine ihtiyaç duyduğunu söylüyordu. Bugün büyük boylamsal çalışmalar ve meta-analizler bunun yetişkinliğe kadar uzandığını gösteriyor.
Savunma mekanizmaları bizi kaygıdan korur, aynı anda da bir yere kilitler. Bir zamanlar kurgusal sayılan bu kavramlar bugün ölçülebiliyor.
Düşüncemiz, hızlı karar vermeyi sağlayan kestirmelerle ilerliyor. Aynı kestirmeler, öngörülebilir hatalar da üretiyor: bilişsel çarpıtmalar.
Her şeyi bilen, hiç hata yapmayan bir makine fikri ne kadar gerçekçi? Turing, Gödel, Landauer ve Bekenstein'ın koyduğu sınırlar üzerinden süper yapay zekânın neyi başarabileceğini, neyi asla başaramayacağını anlatıyoruz.
Yazılım tanımlı ağlarda anahtarlar karar vermiyor, yalnızca bir tabloya bakıyor. Tek bilgisayarda kurulan sanal ağlar üzerinden kararın nerede verildiğini, ilk paketin neden yavaş kaldığını ve bir ağın nasıl bozulduğunu anlatıyoruz.
Bu kategoride henüz içerik yok. Başka bir başlık seçebilir ya da tüm makalelere göz atabilirsin.
Okurlarımızın sorduğu, uzman editörlerimizin kaynak göstererek yanıtladığı sorular.
Evet — ve sanıldığından sert biçimde. Yeni bir görev öğrenen bir sinir ağı eskisini kısmen değil, neredeyse tamamen kaybedebiliyor. Buna felaketle biten unutma deniyor. Sebebi basit: ağın bildiği her şey aynı ağırlık kümesinde duruyor, yeni görev o ağırlıkları kendi işine göre çekiştirince eskinin izi siliniyor.
Etkiliyor, hem de belirgin biçimde. Aynı görevler farklı sırayla gösterildiğinde nihai hata oranı değişiyor: dizinin toplam zorluğu ve ardışık görevler arasındaki fark arttıkça unutma da artıyor. Yani sürekli öğrenen bir sistemde müfredat, algoritma kadar belirleyici.
Genellikle hayır — uzatır. Bin kişilik bir benzetimde nüfusun yüzde yetmişini kapsayan karantina toplam vaka sayısını hiç değiştirmedi ve salgın 49 günden 58 güne çıktı. Değişen şey tepe noktasıydı: yüzde elliden yüzde yirmi beşin altına indi. Amaç salgını bitirmek değil, aynı anda hasta olan sayısını hastanelerin taşıyabileceği düzeyde tutmak.
İkisi de, ama hız çoğu zaman hafife alınıyor. Aynı yüzde yetmiş beşlik kapsama iki kat hızlı ulaşıldığında bin kişilik nüfusta hastalanan sayısı 144'ten 35'e düştü. Geç kalan geniş bir kampanya, erken davranan dar bir kampanyadan daha kötü sonuç verebiliyor.
Yeni başladık. Hedefimiz her ay iki derinlemesine yazı — beş dilde, kaynağına kadar açık ve reklamsız.
Anahtarları, kabloları ve sunucuları gerçek donanım olmadan, tek bir bilgisayarın içinde kurmak mümkün. Mininet'in bunu nasıl yaptığını, sanal bir ağda neler denenebildiğini ve bir dizüstü bilgisayarın neyi gösteremediğini anlatıyoruz.
Bir şirketin kendi kayıtlarını okuyan asistanın cevabı, ona hangi sayfaların verildiğine bağlı. Bu çalışma, otuz yıllık bir kelime arama yönteminin sinir ağlarını nasıl geçtiğini ölçüyor.
Bin kişilik yapay bir kasabada karantina ve aşı senaryoları karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonuç net: müdahalenin türü kadar zamanlaması da belirleyici.
Mikrofona söylenen bir kelimenin sayı dizisine, oradan da bir komuta dönüşmesi. Ses tanımanın derin öğrenmeden önceki hâli, hâlâ öğretici.
Raf alanı ile kahve satışı arasındaki ilişkiyi bir sayıya indirgeyen yöntem, aynı zamanda makine öğrenmesinin ilk adımı.