Bir sinir ağına elma ile armudu ayırmayı öğretin. Sonra aynı ağa kedi ile köpeği öğretin. Geri dönüp elmayı sorduğunuzda ağ şaşırır. Öğrendiğini unutmuştur — üstelik yavaşça değil, neredeyse tamamen.
Bu davranışın adı felaketle biten unutma. Otuz yılı aşkın süredir biliniyor ve hâlâ yapay öğrenmenin en inatçı sorunlarından biri. İnsanda böyle bir şey olmuyor: bisiklet sürmeyi öğrendikten sonra araba kullanmayı öğrenmek bisikleti silmiyor. Ağlarda oluyor, çünkü ağın "bildiği" her şey aynı ağırlık kümesinde saklı. Yeni bir görev o ağırlıkları kendi işine göre çekiştirdiğinde, eskisinin izi siliniyor.
Aynı rakamlar, dönen dünyalar
Bu unutmayı ölçmek için temiz bir deney düzeneği gerekir: görevler birbirine benzemeli ki karşılaştırma anlamlı olsun, ama yeterince farklı olmalı ki ağ zorlansın. Yaygın çözüm zarif: el yazısı rakamlardan oluşan klasik MNIST veri kümesini alın ve her görev için görüntüleri belli bir açıyla döndürün.
Rakamlar aynı, sınıflar aynı, zorluk aynı. Değişen tek şey dünyanın eğimi. Sıfır derecelik görevi öğrenen ağ, kırk beş derecelik göreve geçtiğinde aslında yepyeni bir dağılımla karşılaşır — ve ilkini unutmaya başlar.
Unutmaya karşı dört strateji
Alan yazında bu soruna dört ayrı felsefeyle yaklaşılıyor. Hepsi aynı gerilimi yönetmeye çalışıyor: ağ yeni şeyi öğrenecek kadar esnek, eskisini koruyacak kadar katı olmalı.
Yöntem Aynı soruna dört cevap
- EWC — Önce hangi ağırlıkların eski görev için kritik olduğunu ölçer, sonra onları yerinden oynatmayı pahalı hâle getirir. Bir tür seçici katılık.
- SI — Aynı fikri sürekli hâle getirir: önem, öğrenme boyunca adım adım güncellenir. Bir ağırlık işe yaramaz hâle gelirse serbest bırakılır.
- A-GEM — Eski görevlerden küçük bir örnek kümesi saklar. Yeni bir adım atmadan önce, bu adımın eski örneklerdeki başarıyı düşürüp düşürmediğine bakar; düşürüyorsa yönü değiştirir.
- LwF — Hiç veri saklamaz. Bunun yerine ağın eski hâlinin verdiği cevapları kaydeder ve yeni ağı o cevaplara sadık kalmaya zorlar. Ağ kendi geçmişinin öğretmeni olur.
Asıl mesele algoritmada değil
Buraya kadarki soru şuydu: hangi yöntem daha iyi? Bu çalışma daha ilginç bir soru sordu: görevlerin sırası ne kadar önemli?
Bunu ölçebilmek için önce bir göreve "ne kadar zor" ve iki göreve "birbirinden ne kadar farklı" diyebilmek gerekiyor. Task2Vec adlı yöntem tam bunu yapıyor: bir veri kümesini önceden eğitilmiş bir ağdan geçirip, o görevi temsil eden bir sayı vektörü üretiyor. Görevler vektöre dönüşünce aralarındaki uzaklık ölçülebilir hâle geliyor.
Bu vektörlerden iki ölçü türetiliyor. Toplam karmaşıklık, dizideki görevlerin zorluklarının toplamı — dizi bir bütün olarak ne kadar ağır? Sıralı heterojenlik ise ardışık görevler arasındaki farkların toplamı — dizi boyunca ne kadar sert dönüşler var?
İki ölçü de nihai hata oranıyla açıkça birlikte artıyor. Yani bir dizinin ne kadar unutturacağı, hangi algoritmayı seçtiğinizden bağımsız olarak, dizinin kendi yapısına bakılarak kestirilebiliyor.
Kim nerede iyi?
Algoritmaların karakterleri de bu düzenekte ayrışıyor. A-GEM az sayıda görevle ve yumuşak geçişlerle çok iyi çalışıyor, ama görevler arasında sert sıçramalar olunca zorlanıyor — sakladığı küçük bellek, çok farklı bir görevi temsil etmeye yetmiyor.
EWC ve SI ise dizi yapısına şaşırtıcı derecede kayıtsız: sekiz görev de olsa on sekiz de olsa, sıra düzenli de olsa dağınık da olsa benzer sonuç veriyorlar. LwF uzun dizilerde öne çıkıyor; çeşitlilik onun için bir sorun değil, neredeyse bir avantaj.
Bu ne anlama geliyor?
Sonuç pratik bir şey söylüyor: sürekli öğrenen bir sistem kuruyorsanız, işin yarısı doğru algoritmayı seçmek; diğer yarısı görevleri hangi sırayla göstereceğinize karar vermek. Müfredat, öğretmenin yöntemi kadar önemli.
Çalışmanın sınırı da açık: tek bir veri kümesi üzerinde, tek bir görev ailesiyle yapıldı. Döndürülmüş rakamlar temiz bir laboratuvar, ama gerçek dünyanın dağınıklığı değil. Task2Vec'in ürettiği vektörler de seçilen ağa bağlı — ölçüm aracının kendisi bir varsayım taşıyor. Bunlar sonucu geçersiz kılmıyor; nereye kadar taşınabileceğini belirliyor.
Bu yazı neye dayanıyor?
Yazı, Université d'Évry Paris-Saclay'de yürütülen Apprentissage Continu de Tâches Structurellement Reliées başlıklı çalışmaya dayanıyor (Nadjib Atamnia, Selim Kusursuz, Omar Gharib; danışman: Prof. Massinissa Hamidi, 2024–2025).
- Kirkpatrick ve ark., Overcoming catastrophic forgetting in neural networks, PNAS, 2017.
- Zenke, Poole, Ganguli, Continual learning through synaptic intelligence, 2017.
- Chaudhry ve ark., Efficient lifelong learning with A-GEM, 2019.
- Li, Hoiem, Learning without forgetting, 2017.
- Achille ve ark., Task2Vec: Task embedding for meta-learning, ICCV, 2019.
- Nguyen ve ark., Toward understanding catastrophic forgetting in continual learning, 2019.