Kendimizi akıl yürüten varlıklar sayarız. Tartar, bilgi toplar ve sonra —öyle sanırız— sağlam gerekçelere dayanan kararlar veririz. Bilişsel psikoloji onlarca yıldır bunun bir yanılsama olduğunu gösteriyor.
Düşüncemiz, evrimde işe yarayan ama modern dünyada çoğu zaman yanlış yola sapan sistematik kestirmelerle ilerliyor. Bu kestirmelerin adı sezgisel kısayollar, ürettikleri hataların adı ise bilişsel çarpıtmalar.
Tutumlu bir organ olarak beyin
İnsan beyni vücut ağırlığının yalnızca yüzde ikisini oluşturur, ama toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde yirmisini harcar. Enerjiden tasarruf eden stratejiler geliştirmiş olması bu yüzden şaşırtıcı değil. Psikologlar bu zihinsel kısayollara sezgisel kısayoller (heuristics) diyor: belirsizlik altında hızlı karar vermeyi sağlarlar, karşılığında da öngörülebilir hatalara yol açarlar.
Daniel Kahneman ve Amos Tversky, 1970'lerde bu araştırma alanının temelini attı. Çalışmaları, insanların klasik iktisadın varsaydığı “akılcı aktörler” gibi karar vermediğini, bunun yerine tahmin edilebilir örüntülerle saptığını gösterdi.
Her gün yanımızda olan beş çarpıtma
- Doğrulama yanlılığı — Mevcut inançlarımızı destekleyen bilgileri yeğler, çelişenleri görmezden geliriz. Bu, dünya görüşümüzü tehdit eden olgulara karşı bizi dirençli kılar; siyasi kampların birbirini neden duymadığını da açıklar.
- Ulaşılabilirlik kestirmesi — Aklımıza kolay gelen şeyi daha olası sayarız. Bir uçak kazasının ardından uçma korkusu artar; oysa istatistiksel olarak otomobil çok daha riskli kalır. Haber akışı bu etkiyi belirgin biçimde güçlendirir.
- Çıpalama etkisi — Duyduğumuz ilk sayı, tamamen keyfî olsa bile sonraki bütün tahminlerimizi etkiler. Satıcılar bunu bilerek kullanır: yüksek bir başlangıç fiyatı, sonradan yapılan “indirimi” daha çekici gösterir.
- Kayıptan kaçınma — Kayıplar, aynı büyüklükteki kazançların sevindirdiğinin yaklaşık iki katı kadar acıtır. Bu yüzden birçok yatırımcı düşen hisselere gereğinden uzun tutunur ve makul riskleri almaktan kaçınır. Kahneman ve Tversky'nin beklenti kuramı (prospect theory) bu etkiyi tam olarak betimler.
- Dunning-Kruger etkisi — Bir alanda bilgisi az olan kişiler kendi yeterliliklerini sistematik olarak abartır. Uzmanlar ise alanın karmaşıklığını bildikleri için bilgilerini çoğu zaman küçümser. Ortaya bilgisizlikle özgüvenin tehlikeli bir birleşimi çıkar.
Kavram Kestirme mi, hata mı?
Sezgisel kısayol ile çarpıtma aynı şey değil. Kısayol, sınırlı zaman ve bilgiyle iş gören bir karar kuralıdır ve çoğu durumda işe yarar. Çarpıtma ise bu kuralın sistematik olarak yanlış sonuç verdiği durumdur. Yani sorun kuralın kendisinde değil, kullanıldığı bağlamda.
Sandığımız kadar akılcı değiliz — ama düzenli biçimde akıldışıyız. Bizi öngörülebilir kılan da tam olarak bu.
Bunlara karşı bir şey yapılabilir mi?
Bilişsel çarpıtmalar tümüyle ortadan kaldırılamaz; düşünme biçimimizin mimarisine ait şeyler. Ama etkileri hafifletilebilir. Kanıta dayalı üç yaklaşım yardımcı oluyor.
Üstbilişi çalıştırmak: Kendi düşünme süreçlerini düzenli olarak sorgulamak. “Şu anda hangi bilgiyi görmezden geliyorum?” ya da “Başlangıç durumu tersine olsaydı aynı yargıya varır mıydım?” gibi sorular işe yarıyor.
Dışarıdan bakış almak: Kör noktalarımızı başkaları çoğu zaman daha net görür. Kurumlarda yapılandırılmış karar süreçleri ve bilerek karşı argüman arayan “kırmızı takımlar” bu işi görür.
İstatistiksel düşünmeyi güçlendirmek: Göreli sıklıkları ve taban oranlarını anlayan biri, ulaşılabilirlik ve temsil edicilik hatalarına daha zor düşer. Olasılıklarla yapılan basit alıştırmalar bile yargı gücünü ölçülebilir biçimde iyileştiriyor.
Çarpıtmaları bilmek neden rahatlatır?
Düşüncemizin hataya açık olduğunu görmek ilk bakışta iç karartıcı. Ama bunun özgürleştiren bir yanı da var: yanlış kararlarımızın çoğu aptallığın ya da karakter zayıflığının işareti değil, herkeste ortak olan psikolojik mekanizmaların ifadesi.
Belirli durumlarda neden hep aynı hatayı yaptığını anlayan kişi, ona karşı önlem almaya başlayabilir. Yalnızca irade gücüyle değil —irade şaşırtıcı ölçüde sınırlı—, daha iyi ortamlar kurarak, daha iyi sorular sorarak ve kendi kanılarını düzenli olarak sınamaya cesaret ederek.
Bu yazı neye dayanıyor?
Bu yazı, Prof. Dr. Dilek Kılıç'ın Parilem için hazırladığı Kognitive Verzerrungen başlıklı derlemeye dayanıyor.
- Kahneman, D. (2011). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.
- Tversky, A. & Kahneman, D. (1974). Judgment under Uncertainty: Heuristics and Biases. Science, 185(4157), 1124–1131.
- Kahneman, D. & Tversky, A. (1979). Prospect Theory: An Analysis of Decision under Risk. Econometrica, 47(2), 263–291.
- Kruger, J. & Dunning, D. (1999). Unskilled and unaware of it. Journal of Personality and Social Psychology, 77(6), 1121–1134.
- Nickerson, R. S. (1998). Confirmation Bias: A Ubiquitous Phenomenon in Many Guises. Review of General Psychology, 2(2), 175–220.